Rate this posting:
12/28/2014
11/19/2014
Şehir
Bir şehrin kalbini kırarak gelen kalbi kırık bir kız çocuğuyum
Avuç içime tuz koyup yalamak en büyük şakam
Avuç içimde yanıyor hala odamın ışığı
Çok odalı evlerden kaçtım
Çok odalı evlerin çok odalı yalnızlıklarından
Dolup taşan, taşıp boşalan bardakla
Bardağı da kırıp geldim
Başka bir şehri sevmek zorundaydım
Sevdim.
Rate this posting:
Avuç içime tuz koyup yalamak en büyük şakam
Avuç içimde yanıyor hala odamın ışığı
Çok odalı evlerden kaçtım
Çok odalı evlerin çok odalı yalnızlıklarından
Dolup taşan, taşıp boşalan bardakla
Bardağı da kırıp geldim
Başka bir şehri sevmek zorundaydım
Sevdim.
{[['
']]}
']]}9/15/2014
9/11/2014
***
Bir akşam üstü her şeyin değiştiği yerden kırılıp dağıldım.
Üzülmemem gerekiyordu
Çünkü insan elma değildi ve ısırıldığı yerden kararmamalıydı
Ama insan kesildiği yerden de bir daha büyümüyordu nitekim
Bir çamaşır sepetinden daha fazla kirlenmişliklerle doluyum şuan
Elime ne geçti bilmiyorum ama ağladım
Hüzün sana çok yakışıyor, dedi biri, birileriÜzülmemem gerekiyordu
Çünkü insan elma değildi ve ısırıldığı yerden kararmamalıydı
Ama insan kesildiği yerden de bir daha büyümüyordu nitekim
Bir çamaşır sepetinden daha fazla kirlenmişliklerle doluyum şuan
Elime ne geçti bilmiyorum ama ağladım
Ne yazık..
Elinin değdiği her teli tek tek kestim ben oysa
Henüz söylemediklerine de hak verdim
Kızgın bir nefesin üzerinde yalın ayak sürüklerken bedenimi..
Unuttum.
Beni doğuranı- adımı- yüzümü- seçme hakkı verilmemiş ne varsa bana kadar hepsini unuttum. Nihayetinde eksik atılmış bir dikiştin sen de yaralarıma.
Benim tek suçum kararsız bir yüklem gibi nerede duracağımı bilememekti.
Kan gibi bir sıvı akıyordu bacaklarımdan.
Diz kapaklarımdan- bileklerimden- yokuşlarımdan.
Rengini seçemediğim bir kıyafeti giymek zoruma gitmişti belki de.
Belki de baştan mağlup olmanın verdiği kırgınlıkla devam etmiştim.
Bir bataklığın dibine merak salmak aptalca mıydı?
Tüm çamurların tadı aynıysa; berbat.
Hala belli belirsiz bir şeylerin acısı var diplerimde.Henüz söylemediklerine de hak verdim
Kızgın bir nefesin üzerinde yalın ayak sürüklerken bedenimi..
Unuttum.
Beni doğuranı- adımı- yüzümü- seçme hakkı verilmemiş ne varsa bana kadar hepsini unuttum. Nihayetinde eksik atılmış bir dikiştin sen de yaralarıma.
Benim tek suçum kararsız bir yüklem gibi nerede duracağımı bilememekti.
Kan gibi bir sıvı akıyordu bacaklarımdan.
Diz kapaklarımdan- bileklerimden- yokuşlarımdan.
Rengini seçemediğim bir kıyafeti giymek zoruma gitmişti belki de.
Belki de baştan mağlup olmanın verdiği kırgınlıkla devam etmiştim.
Bir bataklığın dibine merak salmak aptalca mıydı?
Tüm çamurların tadı aynıysa; berbat.
Anneme, ablama, sevgilime, dostuma.
Bana sokaklarının çıkmazlığını hediye eden her birine.
Su kısacık anları yüzlerce yüze bulayan hiç kimseye.
Neden hayatın gölgesi bu kadar soğuk?
***
bilek,
çamaşır sepeti,
çamur,
hüzü dip,
kızgın,
sıvı,
tat,
yokuş,
yüz,
yüzlerce,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}8/15/2014
7/21/2014
Yalın
parmak uçlarının serinliğine verdim tüm ezberlerimi
beni kavuran başka
yersiz bir gülüşmenin ortasında yapayalnız
çıplak,
üşüyorum
bir ıslığın hızıyla yarışıyorum
boylu boyunca uzanıyorken yağmur yanaklarımda
kirpik uçlarıma tutunmaya çalışan biri var
imdat!
bedbaht şarkıların nakaratı kadar şen olabilirim bundan böyle
bundan böyle benim adım olmasın
bundan böyle benim adım; yok.
her şehir bana paslanıyor
belki yağmur sevdiğimden
belki de annemin nasihatı
belli ki annem beni sevmiyor
kısık gözlerin göz kapaklarına bu şiir
bir ağıt yak bana en soysuzundan
bir çığlık yırtılsın gökyüzünde
yatağımın altı hala sıcak
karnımı tutan ellerim hala sımsıcak
beni deliye çeviren baş ağrılarım hala dipdiri
uyanıp
duvarlara yazıyorum mavi bir tükenmez ile
benim için Umay'ı
"artık gitmek vakti değil
artık dönmek vakti değil"
çıplak,
üşüyorum
bir ıslığın hızıyla yarışıyorum
boylu boyunca uzanıyorken yağmur yanaklarımda
kirpik uçlarıma tutunmaya çalışan biri var
imdat!
bedbaht şarkıların nakaratı kadar şen olabilirim bundan böyle
bundan böyle benim adım olmasın
bundan böyle benim adım; yok.
her şehir bana paslanıyor
belki yağmur sevdiğimden
belki de annemin nasihatı
belli ki annem beni sevmiyor
kısık gözlerin göz kapaklarına bu şiir
bir ağıt yak bana en soysuzundan
bir çığlık yırtılsın gökyüzünde
yatağımın altı hala sıcak
karnımı tutan ellerim hala sımsıcak
beni deliye çeviren baş ağrılarım hala dipdiri
uyanıp
duvarlara yazıyorum mavi bir tükenmez ile
benim için Umay'ı
"artık gitmek vakti değil
artık dönmek vakti değil"
{[['
']]}
']]}6/12/2014
Fayans
Herhangi bir kitabın öylesine bir sayfasından okumaya başlamak gibi hayat
Senin de kendine alışman sahi zaman almadı mı?
Benim hala uykularım kesik
Göbek bağımı cebimde taşırım, hayata bağlantım hala aynı kanaldan
Benim için başka türlüsü güç
Kare fayansların içine sığmayacak kadar büyüyünce ayaklarım
Takıntılar can sıkıyor
Belki bu yüzden yürüyüşüm bozuk
Ya da bacaklarımın çarpık oluşunu bir sebebe bağlayamıyorum
Evet mutlu ölmeyi istiyorum hala.
Israrla.
Bir şeyi kırk kere söylüyorum, olmuyor.
Kırmızı parlak balon gıcırtısıyla irkiliyor ürkek yanım
Ödüm kopuyor sen iğneni gezdirdikçe gerginliğimde
Bir gün tüm bu öğretilen yalan yanlışlıklardan bir cümle ayıklamak için bekliyorum
Kansız bir intiharın atardamarını delmek için
Bir avuç kırmızı kanda boğulmamak için
Çünkü soğuk küvetlerde ölümü beklemek sıkıcı
Beni bilirsin zaten, küf tutmaya fazlacadır meyilim
Ama arta kalanımdan doğurmuştum seni
Bulup buluşturup tamamlamıştım
Bana göre sevmiştim
Kendimce..
Gül yanlış kokarsa yakaya tuz takılır, diyor Umay
Hatta Orhan.
Hatta ben diyorum ki
Senin kokun bana tuzaklar kuruyor
Senin ellerin bilmediğim bir yolun haritası artık
Senin sesin insafsız bir küfür
Susmam gerek
Benim lugatım artık sana unutulmuş bir dil
fayans,
gül yanlış kokarsa yakaya tuz takılır,
kitapi sahaf,
küf,
meyil,
orhan alkaya,
parlak balon,
umay umay,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}4/21/2014
Nokta
Sıcağını paylaştıkça üşüyen bir alevin kırmızıyla ısınamıyorum
kanını dolaştıramayacak kadar yorgun bir damarmışım ben
darmadağınmışım
-kırmızı olmak ne zormuş
itiyorum
ıkınıyorum
kurtulamıyorum içimdeki arsızlıktan
tükenmez kalemin tükenmişliğinde
bir iki üç
üç iki bir
kuyruğunu yakalamaya çalışan bir köpeğin amaçsızlığındayım
ardı arkası gelmeyen şiddet içerikli cümlelerin sonuna nokta olmak istiyorum
bir avuç virgül savuruyorum
bir avuç saçma
damar,
darmadağın,
kırmızı,
nokta,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}3/20/2014
Sinek
kısır bir gecenin isteksiz sabahlarını bir ıslıkla ıslatan;
koşarken ayağıma takılan O sensen
sendeletensen beni-ya da O her neyse
san'a çağırıyorum
uzakla yakın arasındaki arafta
azad edilmeyi bekleyen bir düş'e
pamuk ipliği nakşediyorum
usul usul kıvrılıyor tüm köşelerim
bir düzlükte büzüşmekteyken yine
sana kapanıyorum olur olmazlarda
bak,
ben nilüfer'den ziyade nepenthes'im
sineğim büyük - yutuyorum - bulanmıyorum.
koşarken ayağıma takılan O sensen
sendeletensen beni-ya da O her neyse
san'a çağırıyorum
uzakla yakın arasındaki arafta
azad edilmeyi bekleyen bir düş'e
pamuk ipliği nakşediyorum
zamanın kuytusundan göğe yükselen
bir kırmızının silüetini kovalıyorum
yelteniyorum
doğruluyorum
doğru'luyorum
usul usul kıvrılıyor tüm köşelerim
bir düzlükte büzüşmekteyken yine
sana kapanıyorum olur olmazlarda
bak,
ben nilüfer'den ziyade nepenthes'im
sineğim büyük - yutuyorum - bulanmıyorum.
düş,
iplik,
kuytu,
nakşetmek,
nepenthes,
nilüfer,
pamuk,
sinek,
yokuş,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}3/13/2014
*
Kirpik uçlarımda bir kan pıhtısı
Ne zaman kapasam gözlerimi, kanarım
Belki bundan,
belki benim adım kırmızı
Ne zaman kapasam gözlerimi, kanarım
Belki bundan,
belki benim adım kırmızı
kırmızı,
kirpik uçları,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}2/03/2014
Kırmızı
Büyük evlerde küçücük yaşamanın mahoş tadındayım
Kendi cumhuriyetimi kuralı olmuş bi' hayli anne
Ve bir şeyler paylaşmayalı
Hiçbir şey paylaşmayalı
Yeni aldığım kazakları göstermiyorum artık mesela
Bunu ne zaman aldın? diyorsun, yazık oluyor
Annemmişsin sen
Tüm bildiğim bazen bu kadar
Bi' de ablam vardı bi' keresinde
Yatağımı bırakıp yanında uyuduğum
Bana tek kişilik yatakta çift kişi yatmayı öğreten
Dünyanın sonu gelse onunla uyuyunca geçecek gibi olurdu
Et tırnaktan ayrılırmış, hem de hiç çaktırmadan
Biz öyle olmayız' demiştik ya
O işler öyle olmuyormuş
Keşke'leri neyse'lere dikmenin alışkanlığındayım,
Neyse ki.
Biraz uzaktan bakınca her şeyin küçücük olması; marifetli
Hayatın kırmızı tabanlı yüksek topuklularında düşmeden yürümeyi öğrenemedim
Çünkü dizlerim hep kanasın,
Belli ki kırmızıyı seviyorum.
Rate this posting:
Kendi cumhuriyetimi kuralı olmuş bi' hayli anne
Ve bir şeyler paylaşmayalı
Hiçbir şey paylaşmayalı
Yeni aldığım kazakları göstermiyorum artık mesela
Bunu ne zaman aldın? diyorsun, yazık oluyor
Annemmişsin sen
Tüm bildiğim bazen bu kadar
Bi' de ablam vardı bi' keresinde
Yatağımı bırakıp yanında uyuduğum
Bana tek kişilik yatakta çift kişi yatmayı öğreten
Dünyanın sonu gelse onunla uyuyunca geçecek gibi olurdu
Et tırnaktan ayrılırmış, hem de hiç çaktırmadan
Biz öyle olmayız' demiştik ya
O işler öyle olmuyormuş
Keşke'leri neyse'lere dikmenin alışkanlığındayım,
Neyse ki.
Biraz uzaktan bakınca her şeyin küçücük olması; marifetli
Hayatın kırmızı tabanlı yüksek topuklularında düşmeden yürümeyi öğrenemedim
Çünkü dizlerim hep kanasın,
Belli ki kırmızıyı seviyorum.
{[['
']]}
']]}1/31/2014
Yedi Yirmi Altı
Tüm gece oturup düşünmeyi düşünmek
Rate this posting:
Beni neyin yorduğunu bulabilirsem çıplak elle boğacağım
Ve insanlara baktığımda neyi göremediğimi görebilirsem kör.
Bir ıslaklığın ortasında kupkuruyum
Bir telaşenin ortasında sakinceyim
Bir beyazın ortasında simsiyahım,
Bir imdat çağrısının çaresiz ünlemindeyim aksam üstleri
Bir kağıttan gemiye takıp kancamı okyanusa salıyorum benliğimi
Ben'in anlamı nedir, Ben katı mıdır sıvı mıdır gaz mıdır, Ben kaç kişidir bilmeden üstelik,
Sıcak sevmeyen güneş
Karanlıktan korkan gece
Renk körü bir gökkuşağıyım,
Zamanın kıstırdığı bir kuytudan yazıyorum
Zihnim bir saniye sonrasını yakalamayı istemekle meşgul
Bir kaç dağınıklık var bileğimde, toparlayıp geliyorum.
Ben'in anlamı nedir, Ben katı mıdır sıvı mıdır gaz mıdır, Ben kaç kişidir bilmeden üstelik,
Sıcak sevmeyen güneş
Karanlıktan korkan gece
Renk körü bir gökkuşağıyım,
Zamanın kıstırdığı bir kuytudan yazıyorum
Zihnim bir saniye sonrasını yakalamayı istemekle meşgul
Bir kaç dağınıklık var bileğimde, toparlayıp geliyorum.
{[['
']]}
']]}1/14/2014
cam evlerde yanan türkü
..ya da yazmadan önce silmeli insan
yakmalı henüz yazılmamış mektuplarını üçer beşer
saate bak
yediye kırk var
ve bir hayat var yaşanmamış ve yaşanmayacak kadar sek
ağzına kadar dolu kül tablaları, hiçbirini de ben içmedim
bir kırmızı ruj düşüyor cebimden ızgaraların arasına
oturup kaldırımın kenarına kendi dizimde ağlıyorum
sıvazlıyorum kendi omzunu
tutup kendi elimden
doğruluyorum
gidip şehrin en ucuz pansiyonuna
girip şehrin en soğuk yatağına
üşürken ağlıyor
ağlıyorken kanıyorum
kanıyorum beni sevdiğini en az bir kere söylemiş olan herkese
ve kandırılıyorum mütemadiyen
sessizliğin ortasında çıplak sesle bağırıyorum
sağır kesiliyor en duyulası yerleri
herkesin ve hiç kimsenin
tutup bir eğrinin elinden, koşuyorum alabildiğince
koyuyorum üst üste
bir doğru etmiyor!
uzuyor ellerim parmaklarım
büzüşüyor göz bebeklerim kirpik uçlarım
bırakıyorum kendimi uçtan uça
baş aşağı sallanıyorum
kan gidiyor beynime
yüzüme renk geliyor
yerçekimi tutuyor yüzümün en güzel yerinden
tepetakla oluyorum, yüzüm asfalta bakıyor
asfalt gökyüzüne
gece soğuk gece çıplak gece soysuz
bir tekmeyle yıkıyorum kağıt evlerimi
evlerimi özlüyorum
evlerimde sen
bir türkü yanıyorken camdan evlerde
hem tutuşuyor hem kırılıyorum
koyuyorum üst üste
bir doğru etmiyor!
uzuyor ellerim parmaklarım
büzüşüyor göz bebeklerim kirpik uçlarım
bırakıyorum kendimi uçtan uça
baş aşağı sallanıyorum
kan gidiyor beynime
yüzüme renk geliyor
yerçekimi tutuyor yüzümün en güzel yerinden
tepetakla oluyorum, yüzüm asfalta bakıyor
asfalt gökyüzüne
gece soğuk gece çıplak gece soysuz
bir tekmeyle yıkıyorum kağıt evlerimi
evlerimi özlüyorum
evlerimde sen
bir türkü yanıyorken camdan evlerde
hem tutuşuyor hem kırılıyorum
cam,
kağıt,
kırmızı mektup,
kül tablası,
ruj,
türkü,
üçer beşer,
yanık,
Rate this posting: {[['
']]}
']]}
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



